Açılış Sayfam Yap|Favorilerime Ekle
 

EyyupGUVEN.Com Hoşgeldiniz.

 
Eyyup GÜVEN » Arşiv- Aralık 2013 Yıl

ROBOSKİ

Ekleyen: eyyüp Tarih: 30-12-2013, 21:06
ROBOSKİ
ROBOSKİ
Lİ SER ROBOKİ ÇÎROKA GULBERFÎN

ROBOSKİ

Ekleyen: eyyüp Tarih: 28-12-2013, 22:39
ROBOSKİ
ROBOSKİ UNUTULMADI-ROBOSKÎ NAY Jİ BÎRKİRİN...

NOEL KUTLAMASI

Ekleyen: eyyüp Tarih: 26-12-2013, 01:43
NOEL KUTLAMASI
DTK HALKLAR VE İNANÇLAR KOMİSYONU İSA MESİHİN DOĞUM GÜNÜNÜ KUTLADI

TUTUKLU MİLLETVEKİLLERİ

Ekleyen: eyyüp Tarih: 24-12-2013, 13:15
TUTUKLU MİLLETVEKİLLERİ
Meclis 551 Milletvekili olsun !
Kürdistani Halklar ; İrademiz Rehin !
Kürdistani Halklar; Milletvekillerimiz Tutsak !
Anadolu Arap Birliği Başkanı Mehmet Ali Aslan , DTK Halklar ve İnançlar Komisyonu adına Eyüp Güven, Beth Nahrin Asuri Birliği Başkanı Oşene İde , Eş başkan Yaşar Kaygısız, Süryani Kültür Derneği Başkanı Yuhanna Aktaş , Akad Mıhallemi Derneği Eş Başkanı Azize Sümer , Şemmikan Halkları Birliği Başkanı Bozo Bilal Acar aralarında bulunduğu halk temsilcileri, Rehine milletvekilleri için Midyata bağlı Habsınas köyünde tarihi Habsınas Camii ve Tarihi Mor Şem’un kilisesi önünde bası açıklaması yaptılar.
Sami Halkları adına açıklamayı yapan Mehmet Ali Aslan şöyle dedi :
Tutsak Milletvekillerimiz Gülser Yıldırım , Selma Irmak ,İbrahim Ayhan ,Kemal Aktaş ve Faysal Sarıyıldız ,sadece Kürt ve Müslüman halkının iradesi değil ,bölgede yaşayan Arap , Mıhallemi , Asuri –Süryani ,Ermeni ,Ezidi ,Türkmen gibi halkların ve inaçların da iradesidir.
Bağlı Aslanlar gibi tutsak edilen Milletvekillerimiz bir an önce serbest bırakılmalı ve maddi manevi tazminatları karşılanmalıdır. Biz Halklar ve İnançlar Milletvekillerimiz hapislerde çürüsünler diye değil , TBMM’de bizi temsil etsinler diye onlara oy verdik. Milletvekilleri ile beraber diğer tüm siyasi tutsaklar derhal serbest bırakılmalıdır.
Biz biliyoruz ki Cumhuriyet tarihi ile beraber Mezopotamya bölgesi sürekli olarak negatif bir statü ile yönetilerek halklara sömürge hukuku uygulanmıştır. İstiklal Mahkemelerinden tutun da Olağanüstü hal dönemine kadar , ve yaşadığımız zaman dahil , konsept gereği onbinlerce insanımız katledilmiş , yüzbinlerce insanımız ise zindanlarda çürütülmüştür.Bölgede reva görülen hukuk İtalyanların Libyada Ömer Muhtara uyguladığı hukuku hatırlatıyor.
Bu yönü ile bölgede sadece Kürtlere karşı değil , Beyn Nehreynin Kürdistani halkları olan Arap, Mıhallemi, Asuri Süryani, Ermeni , Türkmen , Ezidi , Alevi halklarına karşı çirkin bir sömürge politikası izlenmiş ve uygulanmıştır.
Diyarbakır 5.ve 6. Ağır ceza mahkemelerine yapılan başvuruya gelen olumsuz yanıtın gerekçesinde “sanıklar hakkında seçimlerden önce soruşturma başlatıldığı ve kamu davası açıldığı ” vurgulanmıştır. Böylesi elastiki bir gerekçe; tehdit olarak görülen ve siyasette bir yerlere gelebilecek herkesin hakkında seçim öncesi havadan sudan bahanelerle soruşturma açarak bertaraf etmeyi meşru kılmış olur. Bu da seçme ve seçilme hakkının halkın elinden alınıp yargı oligarşisine devri anlamına gelecektir.
Yargı Tutsak Milletvekillerimiz için “Tutukluluk durumu kamu yararı ile uyumlu görülmüştür.” denilmektedir. Bu kararı verenlere soruyoruz “ Hangi Kamuoyu Allah aşkına ? ” Bölge kamuoyu ise , Halklar ve İnançlar Kamu yararına zaten onları Meclise göndermiş , yok eğer Türkiye Kamuoyu ise , bütün Anadolu için başlatılan bir barış süreci var ,barış sürecinin selameti için de serbest bırakılmaları yine Kamuoyunun yararınadır. Bu durumda bütün Türkiye halklarının “Hangi Kamuoyuna” diye sorma hakkı vardır.
“Kişi suçu sabit oluncaya kadar masumdur ” şeklinde , uluslar arası evrensel hukuk normlarında genel geçerli bir ilke vardır. Bu ilke gereği Milletvekillerimiz gibi binlerce tutsak insanımız şu anda masumdur, dolayısı ile tahliye edilmeleri gerekmektedir.Yargı makamları tutsakların “yurt dışına kaçma ihtimalleri dolayısı ile tutukluluk hallerinin devamına” diye kararlar vermektedir. Oysaki adil bir şekilde yargılanacağına kanaat getiren hiçbir siyasi vatanını terk etmez.
Gözlerden kaçan önemli bir husus ta Sn.Hatip Diclenin Tazminat ile beraber Milletvekiliğinin iade edilmesi gerekir. Recep Tayip Erdoğan’ın Milletvekili seçilirken ki oylarından dört kat daha fazla oy alan Sayın Hatip Dicle bugün tutsak ve Milletvekilliği de hukuksuz bir şekilde elinden alınmış durumda. Hatip Diclenin oyları ile Meclise atanan Akp milletvekili Oya Eronat’ta hevesi kursağında kalmasın diye Milletvekilliğine devam etmelidir.Türkiyede her türlüsüne rastladığımız ucubeliğe TBMM’in 551 milletvekiliği 24.dönemi kapatması gayet normal karşılanacaktır.. MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan da tutuksuz yargılanmalıdır.
Sayın Başbakan kendisine ve Milletvekillerine bir haksızlık yapıldığı zaman kıyametleri koparıp , hemence yasal düzenlemelere gidiyor. Ama kendisini alkışlamayan ve kendisi gibi düşünmeyenlere yapılan zulüm ve haksızlıkları görmezden geliyor. Oysaki bir çok zaman referans aldığını söylediği dinin peygamberi Hz. Muhammed (S.A.V) “Kendisi için istediğini başkası için istemeyen iman etmiş sayılmaz” buyurmaktadır.
Sayın Başbakan 16.yy da bu yana Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyetinin selameti için çalışan Beyn Nehreyn /Beth Nahrin / Kürdistan halklarının uzattığı barış ve güven elini havada bırakma.Seni ilk Milletvekili seçip Başbakanlık koltuğuna oturtan Kürdistani halklardır,bunu unutma. Mezarlıklara saldırdılar , utanç duvarları inşaa ettiler , Yüksekovada ve bir çok yerde insanları devlet kurşunu ile katlettiler , Kürtler verilmiş sözün gereği pravakasyona gelmediler. Elinde henüz fırsat varken barış sürecinin selameti için tüm siyasi tutukluları serbest bırak ,gerekli yasal düzenlemelere git , Anayasayı değişitr. Sonra bırakmadılar , bizi indirdiler , bizi içeri aldılar mazaretleri seni bu halkın nezdinde affettirmeyecektir.Yolsuzluk ve kaset bahanesi ile seni düşüreceklerine , Barış tutsağı ,barış şehidi ol daha hayırlıdır.

Dünya Arapça Günü (El Yewmul Alemi lil Luğatil Arabiyye

Ekleyen: eyyüp Tarih: 19-12-2013, 00:15
Midyatta yaşayan Arap ,Mıhallemi Asuri ,Süryani , Keldani , Arami , ve Kürt yurttaşlar Dünya Arapça Günü (El Yewmul Alemi lil Luğatil Arabiyye )dolayısı ile ortak bir basın açıklaması yaptı.

MARDİN – Anadolu Arap Birliği Başkanı Mehmet Ali Aslan , DTK Halklar ve İnançlar Komisyonu adına Eyüp Güven, Beth Nahrin Asuri Birliği Başkanı Oşene İde , Eş başkan Yaşar Kaygısız, Süryani Kültür Derneği Başkanı Yahanna Aktaş , Akad Mıhallemi Derneği Eş Başkanı Azize Sümer , Şemmikan Birliği Başkanı Bozo Bilal Acar, Engelliler Derneği Başkanı Abdulhakim Yıldız da aralarında bulunduğu yaklaşık 20 kişilik grup, Dünya Arapça Günü dolayısı ile Midyata bağlı Habsınas köyünde Mıhallemi Derneği önünde açıklama yaptılar.

Topluluk adına açıklama yapan Anadolu Arap Birliği Başkanı Mehmet Ali Aslan şöyle dedi;

8 Ekim 2012’de Unesco’nun 190. oturumunda 18 Aralık günü Dünya Arapça Günü (El Yewmul Alemi lil Luğatil Arabiyye ) ilan edilmiştir. Arapça 18 Aralık 1973 tarihinde BM’in altıncı resmi dili kabul edilmiştir. 500 milyon civarında insanın Anadili olan Arapçayı dünyada yaklaşık 1 milyar insan konuşmaktadır.

Türkiyede 5 milyonun üzerinde Arap kökenli soydaşımız olup çoğunun Anadoludaki kökeni milattan öncesine dayanmaktadır. Anadolunun en eski halklarından olan Araplar , yeni Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu ile beraber ciddi bir baskı ve asimilasyona ve envai çeşit zulümlere maruz kalmışlardır. O denli horlandılar ki sürekli olarak ilk ihanet edenler olarak ders kitaplarında ve zihinlerde yer aldılar. Yıllar yılı Faşist iktidarların narkozuyla uyuşanlar , köpeklerine Arap ismini taktılar. İşin acı tarafı hala Türk Dil Kurumunun sözlüğünde Arap için fellah ve zenci tanımı kullanılmaktadır. Başbakan kendisi ilk olarak Araplar tarafından Milletvekili seçilip Başbakanlık koltuğuna oturduğu halde ve Arapların damadı olduğu halde Araplar için en ufak bir ileştirmeye gitmemiştir. Bütün devlet erkanı Türkçe olimpiyatlarında boy gösterip mesajlar yayınladıkları halde , hiçbir yetkili Dünya Arapça Günü dolayısı ile mesaj yayınlamamaktadır. Mecliste bir çok Arap kökenli Bakan ve Milletvekili olduğu halde hiçbiri Arapların sorununu dillendirmemekte Türkçülük faşizmi yapmaktadırlar. Dünyanın farklı bölgelerinde yer alan Arap krallıkları , devletleri ve Arap işadamları da ne yanı başındaki Araplara ve ne de dünyanın dört bir yanına dağılmış ola Arap soydaşlarına sahip çıkmadılar.

Biz Türkiye Arapları olarak bütün halkların ve bizim de hakkımız olan meşru taleplerin yerine getirilmesini istiyoruz. Dilimizin ve kültürümüzün devamını sağlaması için zorunlu anadilde eğitim hakkımızı istiyoruz. Türkiyedeki bütün Arapça lehçeleri ihtiva edecek Anadolu Arapları tv kanalı ve radyo istasyonları istiyoruz. Arapça olan eski yerleşim birimlerinin bir an önce iadesini talep ediyoruz. TBMM’inde halkların kotasının yanı sıra en az yüzde 8’lik Arap milletvekili kotası istiyoruz. Türkiyede İngiliz yaşamadığı halde İngilizce eğitim yapan bir çok üniversite var. Biz Arapça Eğitim yapan üniversiteler istiyoruz. Türkiyenin Arap şehirlerinde Arapça bölümü olan üniversiteler talep ediyoruz.

Halkımızdan da talebimiz lütfen çocuklarımızla Arapça konuşalım. Arapça okuyalım ,Arapça yazalım, Arapça düşünelim ,Arapça rüya görelim. Zira anadilimiz atalarımızın, peygamberlerin bizlere bıraktığı emanet bir mirastır.

Son olarak başta Arap halkı ve dünyada ezilen halkların anadillerini özgürce konuşmaları ve hayatın her alanında dillerini yaşayacakları bir geleceği beraberce inşa etmek dileği ile…

Basın açıklamasının ardından Arapça “Dilimiz kimliğimizdir” “dilimiz kalbimizdir” ”Dilimiz ruhumuzdur”.”Dilimiz namusumuzdur”.”Dilimiz kültürümüzdür”.”Dilimiz hazinemizdir”sloganları atılarak topluluk olaysız bir şekilde dağıldı.
 


DataLife Engine