Açılış Sayfam Yap|Favorilerime Ekle
 

EyyupGUVEN.Com Hoşgeldiniz.

 

ANADİL

Ekleyen: eyyüp Tarih : 10-08-2011, 19:14


                                                                                                              ANA DİL

Dil aynı toplulukta yaşayan, veya aynı milletten olan insanların anlayabilmelerini sağlayan en gelişmiş iletişim aracıdır. Ana dil insanın doğup büyüdüğü, aile ve soyca bağlı bulunduğu toplum çevresinden öğrendiği bilinç altına inen ve kişilerle toplum arasındaki ilişkilerde en güçlü bağı oluşturan temel unsurdur.
Dil konusunda yapılan bilimsel araştırmalar sonucu dünyada genel olarak, 6800 dilin var olduğu, bu dillerden sadece 2200 tanesinin alfabesinin, binlerce dilin ise dünya tarihinde hiç iz bırakmadan yok olduğu tespit edilmiştir.
Bilindiği gibi dil sadece bir iletişim aracı değil, bir ulusu ulus yapan temel unsurlardan biridir. Bu unsur kültürel medeniyetlerin nesilden nesle aktarılmasını sağlamaktadır. Hint Avrupa dil ailesinin 6000 yıllık bir geçmişinden gelen Kürt dili, Mezopotamya uygarlıklarının kadim kavimler kapısının anahtarı olmuştur. Ancak Med imparatorluğunun yıkılmasından sonra istilalar ve barbarca saldırılar Kürt dilinin ve kültürünün gelişmesini engellemiştir.
1639 yılındaki kasr-ı şirin antlaşması sonucu yapılan paylaşım 1923yılındaki Lozan konferansı ile perçinlenmiş ve dört parçaya bölüştürülen Kürdistan modern dönemin sömürge ülkesi olarak ilkel yöntemlerle susturulmak istenmiştir.
Suriye, ırak, İran egemenliği altında bulunan coğrafyada Kürt halkını imha politikasının temel unsuru, kültürel kıyım ve dil asimilasyonu olurken,
Türkiye de ise bu yöntem sadece bir yönüyle değil bütün yönleri ile Kürt halkını kuşatarak günümüze kadar devam etmektedir.
Osmanlı imparatorluğu döneminde resmi olarak, Kürtlerin yaşadığı coğrafya için Kürdistan terimi kullanılırken, cumhuriyet Türkiye si döneminde ise verilen vaatler rafa kaldırıldığı gibi Kürdistan, Kürt ve Kürtçe kelimelere bile tahammül edilmemiştir.
Uyguladıkları baskı o kadar çağdışı ve akıl almaz yöntemlerle sürerken bazen Kürtçe konuşanlara para cezası uygulanmış günümüzde ise bu yasak Kürt alfabesindeki temel harflerine kadar uzanmıştır.
AK Parti tarafından hazırlanan ve büyük bir değişimmiş gibi ortaya atılan Açılım safsatası ,aslında kafatasçı zihniyeti meşrulaştırma ve Kürt dili üzerindeki baskıcı yöntemlerin geliştirilmesinin önüne engel koymaktan başka bir şey değildir.
Kürdistan tarihi incelendiğinde, her dönemde baskıcı bir zihniyet uygulamaya koyulurken isyancı bir ruhu da beraberinde yeşermiştir. 1905 yılından başlayan Bitlis Beyazıt ayaklanması ile süren ve 15 ağustos 1984 atılımı ile yapılan son ayaklanma ile devam eden Kürt ulusunun var olma mücadelesi, sürekli projeler geliştirerek Kürt ve Türk halklarına aynı topraklar üzerinde aynı koşullarda yaşama şansı sunulmaktadır. Kürt ve Türk halkları gibi Ortadoğu halklarını da ilgilendiren Demokratik özerklik projesi ile beraber ateşkesin tekrar uzatılması bir daha Kürtlerin barışa endekslenmenin göstergesidir. Demokratik özerklik projesi’nin kültürel boyutu Kürt ve Türk halklarının kardeşliği ve aynı topraklar üzerinde çok renkliliğin bir arada yaşama boyutudur. Ve bu boyutum temel öğesi dil özgürlüğünün her boyutu ile yaşama konulmasıdır. Ateşkes sürecinin geri sayımı başlarken bu şans kaçırılmamalıdır. Bu süreçte Kürtler üzerinde kültürel bir soykırım yapılmaktadır.
Ana dil özgürlüğü lütuf değildir insanın insan olma gereklerinin birinci ilkesidir.
Kürtçe; Ortadoğu ve dünya halklarının bir lehçesi ya da devamı değildir bağımsız bir dildir.
Kendi ırkının temsili, Toplumunun bütün boyutları ile yeterli ve çağın ihtiyaçlarına cevap veren bir dildir.
Bu yüzden Kürt halkının bir var oluş ve yok oluş göstergesidir. Ana dilde eğitim temel hakkımızdır.
Anne ve babalar çocuklarını Kürtçe dil kursları ve Kürtçe dili ile icra edilen kültürel faaliyetler içine almaları gerekir.
Sadece evlerinin içinde değil,günlük çalışmalarında dahi her yerde Kürtçe konuşmalı.
Kürt aydınlar Kürtçe dil üzerinde çalışmalar yapan ve eser çıkaran yazarları incelemeli ve mutlaka yazılan eserleri okumaya çalışmalıdırlar.
Maddi imkanları el verdiğince Kürtçe gazete ve dergileri alarak gerek aile gerek iş çevresindeki insanların Kürtçe görsel ve yazımsal eserleri almalarını teşvik edilmeli, internet üzerindeki, Kürtçe web sayfaları incelemeleridir ve en önemlisi ana dil üzerindeki baskılar,gelişmesini engelleyen bütün unsurların kaldırılması için yapılan bütün eylemlilikler , ana dille ilgili kampanyalara destek sunmalıdır. Yani kısaca değinmek istediğimiz Kürtler Kürtçe dilini yaşamın her alanında kendi benliklerinin bir parçası haline getirmeli ve mücadelede gelinen noktadan bir adım geri gitmeden hep ileriye yönelik çalışmalarının içine girmelidirler. Kürtler başta eğitim dili olmak üzere ana dillerini özgürce kullanabilmeli ve önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır, ancak yukarıda belirtilen yöntem uygulanılırsa samimi bir ortam yakalanılır bu samimi ortam Kürt ve Türk halklarının BARIŞ sürecine katkı sunar. Aksini düşünmek kendini aldatmaktan başka bir şey değildir. 17.10.2010 
                                                                                                                                                                                                  Eyüp GÜVEN
                                                                                                                                                                                      Kürt Yazarlar Derneği Üyesi




Değerli Misafir, Sitemizi Ziyaretçi olarak görüntülemektesiniz
Sizde üyelerimizin faydalanmış olduğu ayrıcalıklardan yararlanmak için lütfen ücretsiz Üye Olunuz.

Yorum:

Yorum Ekle


DataLife Engine